İstanbul İncisi Kız Kulesi

İstanbul İncisi Kız Kulesi

İstanbul ayaklarımın altında der ya insan işte orası Kız Kulesi’dir. Efsaneleri , manzarası, yemekleri ile gününüz gayet keyifli geçecektir. Adına ne şarkılar , ne şiirler yazılan  Kız Kulesi ruhunuzu okşar. Kız Kulesi , İstanbul’un her tanıtım filmlerinde de yer almaktadır. İstanbul’un en önemli simgelerindendir.

Tarihçesi

Üsküdar’da, Salacak’ın 150-200 metre açıklarında bulunmaktadır.  Kız Kulesi’nin ne zaman yapıldığı hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte, bazı kaynaklarda Kule’nin mimari yapılanma süreci M.Ö. 341’e kadar indiği görülmektedir.  Kız Kulesi’nin eski zamanlardaki isimleri, Damalis ve Leandros’dur. Damalis ismi, zamanın Atina kralı Kharis’in karısının adıdır. Damalis ölünce bu sahillere gömülmüş ve kuleye de bu isim verilmiştir. Ayrıca, Kule Bizans zamanı’nda “küçük kale” anlamına gelen Arcla olarak da anılmıştır.Kız kulesi tarihin akışı içinde; ticari gemilerden vergi toplama, savunma, fener, 1830’daki kolera salgınında karantina hastanesi ve radyo istasyonu olarak birçok farklı amaç için kullanılmıştır. Cumhuriyet’ten sonra bir süre deniz feneri olarak da kullanılan kule;1964 Savunma Bakanlığı’na, 1982 Denizcilik İşletmeleri’ne devredilir.Kız Kulesi’nin, 1995 yılında Turizm Bakanlığı tarafından işletmenin özel şirketlere devredilmesi kararı alınmış restorasyon işlemi başlatıldı. 2000 yılında Kız Kulesi hizmet vermeye başlamıştır.

 

Efsaneler

Biliyorsunuz ki Kız Kulesi için türlü efsaneler mevcuttur. En meşhur 4 efsaneyi aşağıda sizlerle paylaşıyorum.

Hero & Leandros

Bu efsane ölümsüz bir aşk hikayesini anlatıyor. Efsaneye göre  Tanrıça Afrodit adına bir tapınak vardır. Hikayede adı geçen Hero, genç kızların görev yaptığı bu tapınağın rahibelerindendir. Her yıl ilkbaharda, doğanın uyanışı adına tapınak çevresinde törenler yapılır, aşkı bulamayanlar, hayal ettikleri sevgililerine kavuşabilmek için Afrodit’e yakarırlar. Boğazın karşı kıyısında oturan Leandros da bu törene katılmak için tapınağa gelir ve Hero’yla karşılaşır. İki genç ilk görüşte birbirine aşık olur. Hero Rahibe olduğu için evlenmesi yasaktır. Bu sebeple Kızkulesi’nin tepesinde bir ateşin yandığını görür. Hero, elindeki meşale ile Leandros’a yol göstermektedir. Tüm gücüyle yüzmeye başlar ve Kule’ye varır. İki genç, o gece aşklarını kutsarlar.ilerleyen günler de Leandros, fırtınalı bir gecede, biricik aşkı Hero’ya kavuşmak için yine yüzmeye başlar fakat fırtınadan dolayı meaşe söner. Leandros ışığı göremeyince denizin içinde yüzmekten yorulur ve denizde can verir.

Yılanlı Hikaye

Bizans imparatorunun bir kızı olur. Her yıl, prensesin doğum günü bayramı görkemli bir şekilde kutlanır. İmparator, bilginlerinden, kızının tahta hazırlanması için eğitilmesini ister. Fakat bilginlerin en yaşlısı, imparatora, kızının on sekiz yaşına basmadan bir yılan tarafından sokularak öleceğini kehanet eder. Bunun üzerine imparator, denizin ortasındaki küçük bir adacık üzerinde yer alan kuleyi onararak kızını buraya yerleştirir. Böylece yıllar geçer. İmparatorun kızı on sekizine basmak üzeredir. Ancak, kaderin kaçınılmazlığını kanıtlarcasına, kuleye gönderilen üzüm sepetinden çıkan bir yılan, prensesin tenine süzülerek zehrini boşaltır.Prensesi öldürür.

 Battal Gazi

Kızkulesi ile ilgili olarak en sık anlatılan hikâyelerin sonuncusu ise Osmanlı Dönemi’nde geçer. Hikaye; Battal Gazi’nin askerleri ile birlikte Kızkulesi’ne baskın yaptığını ve kulede saklanan hazineleri alarak, burada yaşayan Üsküdar Tekfuru’nun kızını kaçırdığını anlatır. İstanbul’u (Constantinopoli) kuşatmaya gelen Battal Gazi, kuşatmadan bir sonuç alamayınca Kızkulesi önündeki kıyıya karargahını kurar ve yedi sene burada kalır.Hikayeye göre, Battal Gazi’nin Üsküdar kıyılarında bu kadar uzun süre kalmasının asıl nedeni, tekfurun kızına aşık olmasıdır. Üsküdar tekfuru, Battal Gazi’nin korkusuyla, kızını hazineleri ile birlikte kuleye kapatır. Şam seferini tamamlayarak Üsküdar’a dönen Battal Gazi, kayık ile Kızkulesi’ne gelerek, tekfurun kızı ve hazinelerini aldıktan sonra Üsküdar’dan atına atlayıp oradan uzaklaşır. Çokça bilinen “Atı alan Üsküdar’ı geçti” lafı bu hikâyeden gelir.Bu hikâyeden zamanımıza gelen bir diğer miras da Kızkulesi’nin ismi ile ilgilidir. Türkler, bu olaydan sonra, diğer efsanelerdeki prenseslere de atfen buraya Kızkulesi ismini vermiştir.

Aslanlı Kapı

İmparator KONSTANTİN zamanında hazineden para çalınmaktadır. Kralın kızı hazineyi korumakla görevlidir. Hırsız bir dehlizden gelmektedir. Kralın kızı hırsıza kılıcıyla saldırır ve hırsız dehlizden kaçar. Hırsız zamanla zengin olur. Kralın kızıyla intikam amaçlı evlenir. Kralın kızı , babasının yanına kaçar. Kral , kızını korumak için kızını Kız Kulesi’e kapatır. Koruma amaçlı kuleye aslanlar getirilir. Hırsız ilk başta aslanları etkisiz hale getirse dahi sonunda onlara yem olur.

Ulaşım

Kabataş ve Üsküdar’dan ring seferler düzenlenir. İnternetten güncel saatlerine bakabilirsiniz.

Ulaşım Bedeli : Öğrenci 10 TL Sivil : 20 TL

Yorum yazın

BENZER YAZILAR

Ağva

[gallery size="full" ids="1050,1053,1052,1059,1054,1055,1056,1057,1058"] Ağva ; İstanbul'dan Kaçış Noktası Ağva İstanbul ve çevresindeki illere yakınlığıyla bilindiği için ve  size güzel…

25 Ekim 2018